Voleybol Salonundan Adliye Koridorlarına
|
3 Görüntüleme
Hikayemizin kahramanı ile tanışmamız işte burada başlamıştı.
8 yaşında, yaşadığı Acıbadem’e en yakın kulüp olan Altınyurt’un kapısından giren, 20 yıl aralıksız voleybol oynayan bu kız çocuğu, büyüdü, üniversite bitirdi ve avukat oldu. Maçlarda kazanmak için yıllarca salonda yaptığı koşuları şimdilerde adliye koridorlarında yapıyor.
Bir dönem İstanbul’un Altunizade semtinden tüm ülkeye yayılan voleybol markası Altınyurt Spor Kulübü’nü temsil eden kız artık mahkemelerde müvekkillerini temsil ediyor.
Türk voleyboluna Mehmet Fuat, Tuna, Kenan, Dünya gibi nice değerleri armağan eden ve adeta voleybolun akademisi kabul edilen Altınyurt Spor Kulübü’nde 2 numaralı formasıyla aldığı eğitiminin ardından Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirip bambaşka bir alanda kariyerini sürdürmeye başlıyor. Böylelikle bu minik elli pasörün serüveni sahalardan duruşma salonlarına doğru kayıyor.
Eski voleybolcu, avukat olunca bir süre daha İstanbul’da yaşadıktan sonra kocasının memleketi Bodrum’a yerleşiyor. Çantasından formasını, dizliğini ve spor ayakkabısını çıkarıp cübbesini koyan ancak çantasında voleybol sihrini taşıdığından habersiz olan kahramanımız voleybol ile avukatlık mesleğinin benzerliklerini keşfetmeye başlamış.
Forma yerine cübbeyi, hakem yerine hâkimi, saha yerine duruşma salonunu koyan Handan Yazıcıoğlu, rakip takım yerine de davadaki avukat meslektaşını koymuş. Voleybolda her maçın bir skoru, her davanın bir neticesi vardı. Bazı istisnaları olsa da voleybolda da avukatlıkta da bir kazanan oluyordu. Hayatı boyunca kazandığı ve kazanacağı skorlara hayran olan avukatımız tek eksiği voleybol aşkını içinde yaşatırken çantadaki sihir devreye girivermiş.
Çantadaki sihri Adnan Kıstak ortaya çıkartıyor
Evlenmiş, anne olmuş, kocasının memleketi Bodrum’a yerleşmiştir. Kader ağlarını örmüş ve Türkiye’nin en deneyimli antrenörlerinden Adnan Kıstak’la kocasının ortak arkadaşları vesilesiyle karşılaşmıştır. İşte o anda avukatımızın çantasında senelerdir saklı duran sihir, birdenbire ortaya çıkıveriyor.
Yarımada’da, karşısına çıkan Adnan abisi “Haydi Handan, vakit çalışma vakti, sıva kollarını, senin de tuzun olacak bu çorbada!” diyerek, Handan’ı turizm cenneti Bodrum’da kız çocuklarının minik ellerinin topa değmesi için ilmek ilmek emekle işlenen bir oluşuma dahil etmiş.
Pasör Handan, artık çok mutludur, umutludur. Şimdinin voleybolcuları geleceğin avukat kızları için atılan tohumlar, Bodrum’da yeşermeye başlamıştır.
Adnan Kıstak ve Avukat Handan Yazıcıoğlu arkadaşlarıyla birlikte, Bodrum Belediyesi ile esnaf ve gönüllülerin desteğini alarak Voleybol ‘un Yarımadası olarak anılmaya başlanan Bodrum’da, aydınlık Türk Kadınlarının yetişmeleri için voleybolun büyüsünden yararlanıyorlar.
Bu arada doğma büyüme Acıbademli olan Handan’ın yıllar sonra Acıbademli olan bendenizle buluşması ve eşimi görür görmez ‘Aaa, benim maçlarımı yöneten hakem’ diyerek birbirlerine sarılmaları da sanırım bu büyünün bir başka güzelliğiydi.
O miniklerin voleybol sihri ile yaşamlarına olumlu katkılar yapmakta olan bu oluşumun tüm ülkemize örnek olmasını diliyorum.
Kalın sağlıcakla…
Yorum Yazın