Homo İbretus’un Voleybolla İmtihanı
|
3 Görüntüleme
Türkiye’nin Avrupa’da en çok kupa kazanan takımı VakıfBank Spor Kulübü’nün müzesini ziyaret sırasında heyecan doruğa ulaşıyor. Düşünsenize uğruna bir sezon boyu emek harcanan, ter dökülen ve sonunda Quinn grubunun asla eskimeyecek ‘We Are The Champions’ (Biz Şampiyonuz) şarkısı ve mutluluk gözyaşlarıyla kaldırılan o kupalar, bu kez Homo İbretus’un ellerinde havaya kalkacaktı. ‘Bu vesileyle hayatımda ilk kez kupa kaldırmış oldum, görevlilerin de yardımıyla tabii. Kupalar tahmin ettiğimden daha büyük ve ağır oluyormuş. Neden tüm takım birlikte kaldırıyor şimdi anlıyorum.’ diyerek yaşadığı ilk kupa kaldırma deneyimini anlatan Homo İbretus, madalya ve formalara dokunmak suretiyle inceleme fırsatı buluyor.
Ve O An
‘Hep beraber voleybol sahasına çıktık ve saha yüzeyini, fileleri dokunarak incelemeye başladım. Yazdığım ilk voleybol betimleme yazısında 1.65 boyumla filenin altından kafamı eğmeden geçebilirim demiştim ama aslında öyle değilmiş. Kadın voleybolu için 2,24 metre yükseklikte olan filenin başlangıcı benim karın hizama geliyordu, eğilerek geçtim yani. Sahanın yüzeyine de dokundum, daha sert, parke gibi bir yüzey hayal ediyordum ama çok sert bir süngere benzeyen pürüzlü bir yüzeyi vardı.’ diyerek ilk kez profesyonel maçların oynandığı bir voleybol sahasını anlatan Homo İbretus, Guidetti, Cansu ve Zehra’nın yanlarına geldiği anda ise ne yapacağını bilemediği anlatıyor. ‘Her üçü de hepimizle tek tek fotoğraf çektirdi. Sahada ne kadar hırslılarsa saha dışında da bir o kadar kibar ve güler yüzlü insanlarmış. Seslerinden anlaşılıyor bu! Keşke daha uzun sohbet edebilme zamanımız olsaydı’ diyen Homo İbretus’un mutluluğu fotoğraflara yansımış. Fotoğraflarda yemyeşil gülen gözleri de çok güzel görünüyordu.
Saha içinde voleybol kurallarını ve terimlerini betimleyerek dinledikten sonra voleybola yeni başlayan çocuklara topa vurmayı öğretirken kullanılan ayrı bir teknik olduğunu duyunca şaşırsa da ‘Bu yöntemle bir, iki yıl düzenli çalışsam belki de dünyanın ilk görme engelli elit pasör çaprazı (Körkurt) olabilirim.’ diye de Ebrar Karakurt’a hayranlığını dile getiriyor Homo İbretus.
‘İzleyici olarak zaten çok büyük bir keyif alıyordum, sahada olup oynamayı denemek çok daha büyük bir keyifti benim için. Gören bir çocuk olsaydım kesin voleybolcu olmak isterdim. Yine de görme engellilerle ufak voleybol alıştırmaları yapılmasına yönelik bir projenin hayata geçirilmesi yönünde bir hayalim var. Umarım böyle bir projenin mimarlarından biri de ben olurum.’ diye gün sonu düşüncelerini aktaran Homo İbretus, ‘Bize yaşattıkları bu çok özel gün için Blind Look ekibine ve Vakıfbank Spor Kulübü’ne minnettarım’ diye de bitiriyor.
Kıymetli okurlarımız, umarım VakıfBank’ın öncülüğünü yaptığı bu girişim, tüm maçlarda uygulanabilir. Görme engelli vatandaşlarımızın salonlardaki heyecanı duyarak yaşayacakları her bir deneyim, daha mutlu bireyler olmaları yolunda kocaman bir adım olacak. Türkiye’nin en başarılı takım sporu olan voleybola, sahadaki rekabete, heyecana ve hazza erişebilme oranı çok daha yüksek olsun. Keyifle izlenen, keyifle dinlenen bir spor olsun voleybol. Kalın sağlıcakla.
Voleybol Aktuel - Savaş Eskigülek
Yorum Yazın