Genel

1923’ün Cesareti, 2026’nın Şampiyonluğu

|
92 Görüntüleme
Savaş Eskigülek Aydınlık Gazetesi'ndeki Haberiniz Olsun isimli köşesinde Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk kadınlarına sağladığı avantajların spordaki yansımalarını okurlarıyla paylaştı.

Merhaba Kıymetli Okurlarımız,

Kadınlarda Filenin Sultanları’nın, erkeklerde ise Polonya’nın şampiyon olduğu FIVB Milletler Ligi (VNL)’i geride bıraktık. A Erkek Milli Takımımız tarihi bir eşiği aştı. Üçüncü kez yer aldığı VNL’de ilkleri yaşatan Milli Takımımız, 8 galibiyetle adını çeyrek finale yazdırdı. Tarihindeki ilk çeyrek finalde muhteşem bir oyun oynayan ancak set sonlarında başarılı olamadı ve yarı finale çıkma şansını önümüzdeki turnuvalara bıraktı. VNL’i altıncı olarak bitiren ay-yıldızlı Millilerimiz en iyi derecesini elde ederken, voleybolcularımız Adis ve Bedirhan istatistiklerde yüzümüzü güldürdü. Adis en çok sayı yapan, en iyi hücum eden, en iyi servis atan oyuncular sıralamasında 5.olurken, en çok blok yapan oyuncular sıralamasında da 8. oldu. Bedirhan Bülbül ise en çok blok sayısı yapan oyunular arasında dünya ikincisi oldu. 

MilliTakım Bilgileri

Milletler Ligi’nde En Başarılı Ülke Türkiye

2026 FIVB Milletler Ligi’nde hem erkek hem de kadın takımıyla yer alan 14 ülke vardı. Kadınlar ve erkeklerde dünyanın en iyi ülkelerinin bulunduğu bu 14 ülke içinde Türkiye kadınlarda 1. erkeklerde 6., Polonya erkeklerde 1., kadınlarda 9. oldu. ABD 2-5, İtalya 3-5, Japonya 4-7, Brezilya 2-10. olurken genel dereceler dikkate alındığında Türkiye, turnuvanın en başarılı ülkesi olarak öne çıktı.

Bugün Filenin Sultanlarından hareketle kadınlarımızın spor alanındaki tarihsel gelişiminde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün etkisinden ‘Haberiniz Olsun’ istiyorum.

Osmanlı’nın son döneminde tüzüklerle ve muhafazakâr baskılar kadınların açık alanlarda spor yapmasını engelleniyordu. 1926 yılında kadınlarla erkeklere eşit haklar sağlayan Medeni Kanun sonrası kadınları sporda yer almaya başlaması büyük bir gelişmeydi.

Cumhuriyetten itibaren kadınların toplum içindeki rolü tamamen değişmeye başladı. Milli Mücadele dönemindeki inanılmaz katkılarının yanı sıra toplum hayatında da hak yere gelmesi gerektiğini belirten Ulu Önder, kadınların yalnızca evde değil, sahalarda, kortlarda ve kulvarlarda olması gerektiğini savunan ilk liderdir.
Gazi; “Bir toplum, cinsinden yalnız birinin yüzyılın gereklerini kazanmasıyla yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur.” vizyonuyla genç cumhuriyetin kuruluşu aşamasından itibaren kadınlarımızı sporun da içine çekmeyi öğütledi.

Cumhuriyet'in henüz 3. yılında, Fenerbahçe Kulübü’nde ilk kadın atletizm takımı kuruldu. Emine, Müfide, Leyla ve Kamuran hanımlar Cumhuriyet’in ilk kadın atletleri olarak pistlere çıktı. Ulu Önderimizin Florya’da kürek çekerken çektirdiği fotoğrafı hepimiz çok net hatırlarız. İşte bu fotoğrafta olduğunu gibi İstanbul Boğazı'nda kadınların kürek çekmesi o dönem için devrim niteliğindeydi. Atatürk, Florya ve Moda'da kürek çeken kadın sporcuları bizzat izlemiş ve takdir etmişti. 1930’lu yıllara gelindiğinde teniste Nirven, Vecihe Taşçı ve Hâlenur Şipli gibi kadınlar kortlarda kupalar kaldırmaya başladığında dünyada kadın sporcu sayısı parmakla gösterilecek kadar azdı. Yine 1930’ları ortasında Havacılık sporunun ve askeri havacılığın öncüsü olarak kadınların cesarette sınır tanımayacağını gösteren Sabiha Gökçen’den bahsetmeden geçemeyiz.

Atatürk’ün bugünkü Gençlik ve  Spor Bakanlığı/TMOK’un temellerini oluşturan Türk İdman Cemiyetleri İttifakı’na kadın sporcuları desteklemesini şart koşması, mevcut spor kulüplerine kadın branşları açma zorunluluğu ve teşviki de o dönemler için çok önemli bilinçlendirme hareketleriydi.
Büyük bir devlet yöneticisi olarak; sporu bilimsel olarak öğreten kadın nesiller yetiştirmeyi de düşünen Atatürk, kadın beden eğitimi öğretmenlerinin Almanya ve İsveç’e gönderilmesini sağladı. 

BasketbolHaberleri

Türk spor tarihinde Olimpiyat Oyunları'na katılan ilk kadın sporcular, yine Türkiye Cumhuriyeti döneminde başladı. İlk kadın olimpik sporcularımız, 1936 Berlin Olimpiyatları'nda eskrim branşında mücadele eden Halet Çambel ve Suat Aşani (Fetgari) oldular. Onların açtığı yolda sonraki yıllarda Hülya Şenyurt, Nurcan Taylan ile başlayan madalyalar, İrem Karamete, Buse Naz Çakıroğlu, Yasemin Adar Yiğit, Busenaz Sürmeneli, Şahika Ercümen gibi isimlerle boks, güreş, okçuluk ve eskrim gibi "erkek sporu" görülen alanlarda Türk kadınlarının Olimpiyat ve Dünya şampiyonlukları elde etmesi, Cumhuriyet'in fırsat eşitliği zemininde yükseldi.

Voleybolun Öncü Kadınları

Fenerbahçe Erkek  Voleybol Takımı’nda oynayan Sabiha Rıfat Gürayman, Türkiye'nin ilk kadın voleybolcusu olmakla kalmamış, erkek takımında kaptanlık yaparak erkeklere karşı oynadı. Aynı zamanda Anıtkabir'in inşaatında başmühendis olarak çalışan ilk kadın mühendis olan Gürayman’ın açtığı yoldan günümüze kadar nice Türk Kadını ilerlemeye devam ediyor. 2003 Yılında elde edilen Avrupa İkinciliği sonrası sürekli olarak gelişme kaydeden voleybolcularımız 2023 yılında dünyanın 1 numarası oldu. Milletler Ligi ve Avrupa Şampiyonu olan, dünyada 1 numaraya yükselen Kadın Voleybol Milli Takımımız, Atatürk’ün "çağdaş Türk kadını" vizyonunun dünyadaki en somut ve en üst temsilcisi oldular. Takımımızın her başarısında Atatürk’e teşekkür etmesi tesadüf değildir.

Bugün Türk kadın sporcular uluslararası kürsülerde İstiklal Marşı’nı okuturken, ellerindeki kupa kadar göğüslerindeki özgüven de Atatürk’ün mirasıdır. 100 yıl önce Moda sahilinde kürek çeken, erkek takımlarında kaptanlık yapan o cesur kadınlar olmasaydı; bugün dünya devlerini dize getiren 'Sultanlar' olmayacaktı. Atatürk kadınlara sadece hak vermedi; onlara sahayı, kortu, kulvarı ve gökyüzünü açtı.
Kalın sağlıcakla.

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.